Detaylar
ToggleDolandırıcılıktan Ceza Aldım
Asliye ceza mahkemelerinde en çok yer alan davalar arasında dolandırıcılık suçu davaları bulunuyor. Bazı kişiler suçu işledikleri kanıtlanarak ceza alabiliyor. Bazı kişiler ise kimlik ve banka bilgilerinin çalınıp kullanılması nedeniyle suçun faili olarak kabul edilebiliyor. Oysa bu kişiler suçu işlememiş aksine onlar da kimlik bilgileri kullanıldığı için mağdur durumundadır. Dolandırıcılık suçu davalarında deneyimli Avukat Halil İbrahim Şentürk bu davalarda başarılı sonuçlar alır. Davadan müvekkilinin lehine kararlar çıkması için gerekli hukuki girişimlerde bulunur.
Dolandırıcılıktan ceza aldım gibi bir durumunuz olması halinde avukat ile görüşebilir ve danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. Böylece yasal olarak yapabileceklerinizi öğrenebilirsiniz. Almış olduğunuz cezanın sizi olumsuz yönde etkilemesinin önüne geçebilirsiniz.
Dolandırıcılık Suçu Nedir?
Dolandırıcılık suçu kapsamı ve alması gereken cezalar konuları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Malvarlığına Karşı Suçla bölümünde 157 vd. kapsamında ele alınıyor. Kanun hangi fiillerin dolandırıcılık olarak değerlendirileceğini ve karşılık gelen cezai yaptırımları belirliyor.
Dolandırıcılık suçu nedir sorusuna kısaca bir kişiyi aldatarak onun zarara uğraması ve bu zararın başka birinin yararına olmasıdır cevabı verilebilir. Bu suçta fail bir kişi hile ile aldatır onun ya da başkasının zarara uğramasına neden olur. o kişilere zarar veren bu durum failin ya da bir başkasının yararınadır. Dolandırıcılık suçu kaynağı olarak hırsızlık suçu gösterilir. Teknolojik, ekonomik ve küresel gelişmeler ile oluşan karmaşık ilişkilerin bir sonucu olarak bu suç tipi ortaya çıkmıştır.
Dolandırıcılık Suçunun Oluşması İçin Gereken Şartlar Nelerdir?
Dolandırıcılık suçu için gereken şartlar vardır. Ancak bu şartlar varsa yapılan eylem dolandırıcılık olarak değerlendirilir. Mahkeme suçun oluşumu için kanunda belirtilen şartların varlığını arar. Şartların oluşması ve failin bu şartları yerine getirdiği görüldüğü hallerde suçun varlığına ve failin ceza almasına hükmeder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 157vd. kapsamınca dolandırıcılık suçunun işlendiğinin kabul edilmesi için gerekli şartlar şu şekilde belirlenmiştir:
- Fiili gerçekleştiren kişi hileli davranışlarda bulunmuş olmalıdır
- Yapılan hileli davranışla mağduru aldatacak nitelikte olmalıdır
- Fail yaptığı hileli davranışlar ile mağdurun zarara uğramasına neden olurken başkasının ya da kendisinin bu davranıştan fayda sağlamasına neden olmuştur
Belirtilen bu şartlar oluşmadığı takdirde dolandırıcılık suçundan bahsedilmesi ve failin ceza alması söz konusu olmaz.
Basit Dolandırıcılık Suçu Nedir?
Basit dolandırıcılık suçu failin yaptığı hileli davranış ile bir kişiyi zarara uğratırken kendi ya da başkasının bu durumdan fayda elde etmesi olarak tanımlanır. Suçun oluşması için ortada hileli davranış olmalıdır. Bu hileli davranış kendisine ya da üçüncü kişiler fayda sağlamalıdır. Basit dolandırıcılık suçu kişinin mal varlığına karşı olabildiği gibi karar verme yeteneğine ve iradesine karşı da işlenebilir. İşlenen suçun ispatlanması halinde fail ceza alırken mağdur yaşadığı kayıpların telafi edildiğini görebilir.
Bireylerin mal varlığına karşı işlenebilecek çeşitli suçlar bulunuyor. Dolandırıcılığı diğer suçlardan ayıran temel noktalar ise hile ve aldatmaca olarak ortaya çıkıyor. Hile bir olayın farklı bir şekilde yansıtılması, olmayan bir şeyin var gibi gösterilmesi gibi kişinin yanılgıya düşmesini sağlayan davranışlardır. Oluşturulan bu hile ile kişinin mal varlığına karşı suç işlendiği ve o kişinin aldatıldığının kanıtlandığı durumlarda dolandırıcılık suçu oluşur.
Ortada bir hile ve bunun sonucunda kişinin aldatılması söz konusu olmadığında ise dolandırıcılık suçundan bahsedilmesi mümkün olmaz. Yapılan hile ve aldatıcı eylem sonucunda failin ya da üçüncü bir kişinin mal varlığında artış olması gerekir. Dolandırılan kişinin de bu eylemler ile mal varlığında kayıplar olmalıdır. Suçun oluşması için illiyet bağının kurulması zorunludur. Bu bağ kurulamadığı takdirde kişinin mal varlığında kayıplar olsa da dolandırıcılık suçundan söz edilmesi mümkün değildir.

Basit Dolandırıcılık Suçunun Cezası Nedir?
Basit dolandırıcılık suçu toplumda en sık rastlanılan suçlar arasında yer alır. Günlük hayatta yapılan hileli davranışlar ile bir kişinin mal varlığına ya da menfaatlerine zarar verilir. Bu zarar failin yararına olur.
Basit dolandırıcılık suçunun cezası suçum işlenişi ve mağdurun durumuna bağlı olarak 1 yıldan başlayarak 5 yıla kadar olabiliyor. Hapis cezasının yanında fail ayrıca adli para cezası ile cezalandırılır. Adli para cezası 5.000 güne kadar olacak şekildedir. Bu suçta cezanın ertelenmesi ya da tarafların uzlaşması gibi seçenekler de bulunur.
Avukat Halil İbrahim Şentürk dolandırıcılık suçu ile karşılaşan kişilerin davalarında Türk Ceza Hukuku alanında uzmanlığı ile görev alır. Açılan davaların müvekkilinin lehine olacak şekilde sonuçlanması için gerekli çalışmaları yapar. Uzlaşma ve erteleme yöntemlerinde de başarı ile görev alır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nedir?
Nitelikli dolandırıcılık suçu suçun işlenişi ve niteliğine bağlı olarak daha ağır ceza gerektiren suçlar arasında yer alıyor. TCK 158 ve 159 maddelerinde bulunan hükümlerle nitelikli dolandırıcılık suçu ve verilmesi gereken ceza belirlenmiştir. Dolandırıcılık suçunu nitelikli yapan unsurların bazıları maddi bazıları ise manevi unsurlar olarak düzenlenmiştir.
Bu suçun oluşması halinde kişinin şikayeti zorunlu değildir. Savcılık resen soruşturma başlatır. Mağdurun şikayeti suçun daha erken tespiti ve yaşanan mağduriyetin giderilebilmesi açısından önem taşır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Unsurları
Nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları kanun hükümlerinde açık olarak belirtilmiştir. Bu unsurların içinde olarak işlenen dolandırıcılık suçları basit dolandırıcılıktan daha ağır hapis ve para cezası ile cezalandırılır. Kanunda belirtilen ve suçun cezasının ağırlaşmasını sağlayan unsurlar arasında şunlar yer alır:
- Banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zarara uğratılmasıyla
- Bilişim sistemlerinin suçta araç olarak kullanılması halinde
- Banka ve kredi finans kurumlarının aslında vermemesi gereken krediyi vermesinin sağlanması halinde
- Failin kendini bir kamu kurum ve kuruluşunda çalışan bir görevli olarak göstermesi halinde
- Sigorta bedelini almak amacıyla
- Kamu kurumlarında çalışan görevlileri tanıdığını ve onlarla ilişkisini kullanarak belli bir işi yaptırabileceği şeklinde aldatarak
- Dini inançların ve yine dini duyguların istismar edilmesiyle
- Kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşların, dernek ve vakıfların, siyasi partilerine kullanılarak suçun işlenmesi halinde
- Serbest meslek sahibi olan kişilerin meslekleri ile güven oluşturarak bu güveni kötüye kullanması
- Basın yayın kuruluşlarının kullanılması ve bunların sunduğu kolaylıktan yararlanılmasıyla
Bu unsurlardan en az bir ya da birkaçının suçun unsurları olması halinde dolandırıcılık suçu nitelikli olarak değerlendirilir. Fail bu niteliklere bağlı olarak cezaya çarptırılır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Cezası
Dolandırıcılık suçunun nitelikli olarak işlenmesi halinde faile 3 yıldan başlayarak 10 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşılır. Ayrıca fail 5.000 güne kadar adli para cezası ile karşılaşır. Cezanın alt ya da üst sınırdan verilecek olmasında suçun niteliği ve mağdurun yaşadığı maddi manevi mağduriyet göz önüne alınır. Suçta cezanın artması şu gibi unsurlar olduğunda gerçekleşir.
- Suçun birden fazla kişinin birlikte işlemiş olması
- Dolandırıcılık suçunun örgütlü olarak işlenmiş olması
Bunun yanında failin etkinlik pişmanlık hükümlerinden yararlanması ile cezada indirim uygulanabilir. Mağdurun zararının fail ya da failler tarafından karşılanması ile cezada indirim yapılır.
Nitelikli dolandırıcılık suçu cezası ertelenemeyen hapis cezaları arasında yer alır. Fail bu suçtan ceza aldığı takdirde cezasının infazı için gerekli işlemler yapılır. Nitelikli dolandırıcılık suçunda tarafların uzlaşması kanunen mümkün değildir. Uzlaşma olmadığından suçun hafiflemesi ve tarafların anlaşarak ceza olmaması söz konusu olamaz.
Dolandırıcılık Suçunda Şikayet Zorunlu mu?
Dolandırıcılık suçu oluştuğu takdirde mağdurun şikayeti aranmaz. Savcılık soruşturmayı resen başlatır. Mağdur bu konuda bir şikayette bulunmasa dahi savcılık kovuşturma ve soruşturmayı başlatır.
Dolandırıcılık suçunun soruşturulmasının şikayete tabi olduğu bazı durumlar da bulunur. TCK 159 suçun şikayete tabi olduğu durumları şu şekilde belirlemiştir:
- Dolandırıcılık suçu alacağın tahsili amacıyla işlendiği haller
- Dolandırıcı ve mağdur arasında akrabalık ilişkisi olması halinde
Bu unsurlardan birinin dolandırıcılık suçunda yer alması halinde savcılık resen soruşturma başlatmaz. Ancak mağdur tarafından savcılığa şikayette bulunulması halinde soruşturma işlemi başlatılır. Her ne kadar dolandırıcılık suçu şikayete tabi olmayan suçlar arasında olsa da mağdurun bu konuda şikayetçi olması önemlidir. Ancak bu şekilde savcılığın işlenen suçtan haberi olur ve failin gerekli cezayı alması için gerekli kanuni işlemler yapılmaya başlanır.
Dolandırıcılık Suçunda Uzlaşma Yolu Açık mı?
Dolandırıcılık suçunda uzlaşma yolu açık mı araştırılan konular arasında yer alıyor. TCK dolandırıcılık suçunda bazı durumlarda uzlaşma yolunu açık bırakmıştır. Bazı durumlarda ise uzlaşma söz konusu olmaz ve fail belirtilen ceza ile cezalandırılır. Ceza davalarında deneyimli Avukat Halil İbrahim Şentürk üstlendiği davalarda uzlaşma yolunun açık olması halinde başarılı çalışmalar yapar. Yaptığı müzakere ve görüşmeler ile tarafların uzlaşmasını sağlayarak müvekkilinin ceza almasının önüne geçer. Mağdur vekilliği yaptığı davalarda ise zararın karşılanması için uzlaşma yolundan ustalıkla yararlanır.
Dolandırıcılık suçunda uzlaşma TCK 157 ile belirtilen basit dolandırıcılık olması halinde mümkün olur. Bunun yanında TCK 159 hükmünde belirtilen daha az ceza gerektiren dolandırıcılık suçları belirlenmiştir. Bu madde kapsamında olan nitelikli dolandırıcılık suçlarında uzlaşma yolu açıktır. Taraflar arasında akrabalık ilişkisi olduğu hallerde de uzlaşma yolu açık olarak bulunur.
Dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya kapalı olduğu haller TCK 158 hükümleri ile belirlenmiştir. Suçun bu kapsamda olması halinde taraflar uzlaşma için talepte bulunamazlar. Bulunsalar dahi bu talep olumlu olarak karşılanmaz.
Dolandırıcılık Suçu Davalarına Hangi Mahkeme Bakar?
Dolandırıcılık suçu davalarına bakan mahkeme suçun niteliğine bağlı olarak değişiklik gösterir. Savcılık suçla ilgili gerekli soruşturma ve kovuşturmayı yapar. Bu soruşturma sonucunda suçun basit dolandırıcılık olarak belirlenmesi halinde daha az cezayı gerektirdiği anlaşılır. Böyle durumlarda ise basit dolandırıcılık suçunda asliye ceza mahkemeleri görev alır.
Savcılık tarafından yapılan soruşturma kapsamında dolandırıcılık suçu nitelikli olarak değerlendirilebilir. Nitelikli dolandırıcılık ağır ceza gerektiren suçlar arasında bulunur. Bundan dolayı da nitelikli dolandırıcılık suçuna ağır ceza mahkemesi bakar.
Dolandırıcılık suçunda görevli mahkeme suçun işlendiği şehirdir. Farklı bir kentte şikayet yapılmış olsa dahi suçun işlendiği kentteki cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma yapılır. Dava da o bölgedeki mahkeme tarafından görülür.
Dolandırıcılık Suçu Zaman Aşımı Süresi Ne Kadar?
Dolandırıcılık suçu zaman aşımı süresi suçun işlenişi ve niteliğine bağlı olarak değişir. TCK 157 ile belirlenen basit dolandırıcılık suçunda zaman aşımı 8 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre içinde şikayet olmadığında ya da suç ortaya çıkmadığında zaman aşımı tamamlanır. Soruşturulması ve failin ceza alması gibi bir durum ortaya çıkamaz.
TCK 159 hükmünde belirtilen kapsamda hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsilini sağlamak için yapılan dolandırıcılık suçunda zaman aşımı süresi 8 yıldır. Bu süre içinde mağdurun şikayetçi olması gerekir. Ayrıca mağdur şikayetçi olmasa da savcılık tarafından suçun öğrenilmesi ve soruşturmanın başlatılması gerekir.
Zaman aşımı süresinin 15 yıl olduğu dolandırıcılık suçları da bulunuyor. TCK 158 hükmünde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçlarının zaman aşımı süresine uğraması için 15 yıllık süre gerekiyor.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Cezası Yatarı Ne Kadar?
Nitelikli dolandırıcılık suçu cezası suçun işlenişi, niteliği ve taşıdığı unsurlara bağlı olarak belirlenir. Kanun bu suça verilecek cezanın alt sınırı olarak 3 yılı belirlemiştir. Üst sınırı ise 10 yıl olarak belirlenmiştir. Mahkeme yaptığı inceleme ve değerlendirme ile suçun niteliğine bağlı olarak cezayı belirler. Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası ertelenemez. Ceza alan fail infaz kanunu hükümlerinde belirtilen süre kadar hapis cezasını yatmak zorunda kalır.
İnfaz kanunu hapis cezasının 1 yıldan fazla olması halinde failin hapis cezasını infaz etmesini gerektirir. Nitelikli dolandırıcılık suçuna verilecek en alt sınırdaki ceza 3 yıldır. İnfaz kanuna göre fail yargılandığı davadan 3 yıl 4 ay hapis cezası aldığı takdirde bu toplamda 40 aya denk gelir. Failin almış olduğu 40 aylık cezanın üçte ikisi hesaplanır. Bu hesaplamada 28 ay sonucu elde edilir. Fail 28 ayın yarısını yani 14 ayı hapiste geçirmek zorundadır. 14 aylık cezayı çektikten sonra ise denetimli serbestlik için belirtilen 12 aylık süreyi de dışarıda geçirir. Denetimli serbestlik şartlarını yerine getirmeyen ve ihlal eden fail bu kapsamda kalan cezasını da hapiste geçirmek zorunda kalır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Cezası Paraya Çevrilir mi?
Nitelikli dolandırıcılık suçu cezası paraya çevrilir mi araştırmasında açık kanun hükümleri olduğu görülür. TCK 49/2 ile para cezasına çevrilebilecek cezaları belirlemiştir. Bu hükme göre kısa süreli hapis cezalarının para cezasına çevrilmesi mümkün olur. Basit dolandırıcılık suçu kısa süreli hapis cezası gerektirir. Bundan kaynaklı olarak da hapis cezasının para cezasına çevrilmesi mümkündür.
Nitelikli dolandırıcılık suçunun hapis cezası alt sınırı 3 yıl olarak belirlenmiştir. Bundan dolayı da hafif ve kısa süreli hapis cezası olarak kabul edilemez. Ağır ceza olmasından kaynaklı olarak da paraya çevrilmesi mümkün değildir. Ertelenmesi de söz konusu olmaz. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 3 yıl ve üzeri hapis cezası alan kişilerin almış oldukları cezayı çekmeleri gerekiyor.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık
Nitelikli dolandırıcılık suçu faillerinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması mümkün olur. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin almış olduğu cezada indirim uygulanır. Failin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için belli unsurların varlığı aranır. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için nitelikli dolandırıcılık suçunda aranan unsurlar arasında şunlar bulunur:
- Fail pişmanlığını ortaya koyan davranışlarda bulunmalı ve bunu belirtmelidir
- Suç tamamlanmış olmalı ve nitelikli dolandırıcılık suçu işlenmiş olmalıdır
- Fail pişmanlığını iradi olarak sergilemelidir
Bu unsurların oluşması ile fail etkin pişmanlıktan yararlanabilir. Bu sayede almış olduğu cezada 2/3 oranında indirim yapılması mümkün olur. Fail etkin pişmanlığını soruşturma aşamasında ortaya koyması ve zararın karşılanması ile birlikte ½ oranında cezada indirim uygulanır. Etkin pişmanlık özellikle örgütlü olarak işlenen çok sayıda kişinin mağdur olmasına neden olan nitelikli dolandırıcılık suçlarının ortaya çıkmasında etkili olur. Avukat Halil İbrahim Şentürk müvekkillerinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için gerekli hukuki girişimlerde bulunur. Bu sayede suçun işlendiği kanıtlanmış olsa da alacağı cezada büyük oranda indirim alır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nasıl Olur?
TCK nitelikli dolandırıcılık suçunu 159 ve 158 hükümlerinde belirtilen unsurlar ile ikiye ayırmıştır. Buna göre TCK 159 daha az ceza gerektiren dolandırıcılık suçunun niteliği belirlenmiştir. 158 ile ise daha ağır ceza gerektiren dolandırıcılık suçu nitelikleri belirlenmiştir.
TCK 159 kapsamına giren ve daha az ceza gerektiren nitelikli dolandırıcılık suçu alacağın tahsili için işlenen suçu belirtir. Burada alacaklı olan kişi fail olmak zorunda değildir. Bir başkasının alacağının tahsili amacıyla da kişinin hile ve aldatma ile nitelikli olarak dolandırılması mümkün olur. Böyle durumlarda failin alacağı ceza daha az olur.
TCK 158 12 bent halinde daha ağır ceza gerektiren nitelikli dolandırıcılık suçu belirlenmiştir. Buna göre TCK 158/1-a ile belirtildiği gibi dini inanç ve duyguların istismar edilerek dolandırıcılık suçunun işlenmesi daha ağır ceza gerektirir. Burada önemli nokta dinin ve dini duyguların dolandırma için bir araç olarak kullanılıyor olmasıdır. Fail dini ve dini duyguları bir araç olarak kullanarak kişiyi aldatır ve bunun karşılığında menfaat elde eder. 2018/15506 E. Sayılı Yargıtay Ceza Kurulu kararına göre din ve dini duyguların istismar edilerek işlenen nitelikli dolandırıcılık suç örnekleri arasında şunlar bulunur:
- Zekat ve fitre verileceğini belirterek para toplanması
- Cenaze için Kuran okutulacağı belirtilerek ve sonrasında zekat verme bahanesi ile kişiyi aldatarak para alınması
- Aslında böyle bir niyet olmadan cami yaptırma ya da yarım kalmış cami inşaatını tamamlama ifadeleri ile kişileri kandırarak izinsiz yardım toplanması
- Kilise ya da cemevi yapımı için izinsiz para toplanması
TCK 158/1-b kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum ya da zor şartlardan yararlanmak suretiyle dolandırmak hükmünü düzenler. Bu şekilde işlenen dolandırıcılık suçu daha ağır ceza gerektirir. Yargıtay buradaki zor şartların mağdurun durumuna bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Örnek, deprem sonrası kişinin zor durumda kalması ve failin bundan yararlanmasıdır. Mahkeme davayı değerlendirirken mağdurun durumunu göz önüne alır. Dikkate alınan noktalar arasında dolandırma olayının olduğu zaman dilimi, mağdurun sosyal ve ekonomik durumu bulunur. Ayrıca hastalık ve yaralanmanın boyutu, mağdurun olaydan etkilenme derecesi, süresi, sanığın olaya müdahale tarzı da mahkemenin dikkat ettiği noktalar arasındadır.
TCK 158/1-c kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde daha ağır ceza verilmesi gerekir. Kişinin algılama yeteneğinin zayıf olması yapılan aldatma ve hileyi anlamasını zorlaştırır. Bundan dolayı kişinin bu zayıflığından yararlanan sanık kişiyi aldatarak zarara uğramasına neden olur. Mağdur zarara uğrarken sanık bundan menfaat elde eder.
TCK 158/1-d kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf, dernek ya da tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılmasıyla dolandırıcılık suçunun işlenmesi: Nitelikli dolandırıcılık suçu bu şekilde işlendiğinde daha ağır ceza gerektirir. Suçun bu kapsamda değerlendirilmesi için belirtilen kurumların isimlerinin kullanılması yeterli değildir. Ayrıca bu kurumlara ait araçlar, kimlikler, belgeler kullanılmalıdır. Bu kurumların kıyafetlerinin giyilmesi gibi eylemler ile kişi ya da kişiler hile ve aldatma yolu ile maddi zarara uğratılmalıdır. Sanık da bu zarardan kendisi ya da bir başkası için fayda sağlamalıdır.
TCK 158/1-e kamu kurum ve kuruluşlarının zarara uğramasına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçu işlendiğinde daha ağır ceza gerektirir. Bu da sanık dolandırıcılık suçunu işlerken kamu kurum ve kuruluşlarının adını kullanmaz. Ama yaptığı eylem ile onların zarara uğramasına neden olur. Buna örnek olarak babasından kalan yetim aylığını alabilmek için eşlerin anlaşmalı olarak boşanması verilebilir. Eşler boşanmakta ama resmi nikahları olmasa da aynı evde yaşamaya devam etmektedir. Bu arada kadın babasından kalan yetim aylığını almaya devam etmektedir.
TCK 158/1-f bilişim sistemlerinin banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmesi daha ağır ceza gerektirir. Bilişim sistemlerinin kullanılması dolandırıcılık suçunun işlenmesini kolaylaştırır. Ayrıca banka ve kredi kurumlarına da güven duyulur. Bu güvenden yararlanan sanık işlediği dolandırıcılık suçundan daha ağır ceza alır.
TCK 158/1-g basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi sanığın alacağı cezanın artmasına neden olur. Basın ve yayın araçları olarak her türlü görsel, yazılı, elektronik, işitsel araçların kullanılması halinde suç bu kapsama girer. Bu şekilde yayın yapılarak dolandırıcılık suçu işlendiğinde nitelikli olarak değerlendirilir ve daha ağır ceza gerektirir.
TCK 158/1-h tacir ya da şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçu işlemesini belirtir. Bu hükümde belirtilen kişilerin bulundukları konum sayesinde güven oluşturdukları görülür. Bulundukları konumu ve ticari faaliyetlerini kullanarak dolandırıcılık suçunu işlemiş olmalıdır. Belirtilen kişilerin özel hayatlarında işledikleri dolandırıcılık suçları bu kapsamda ele alınmaz.
TCK 158/1-i serbest meslek sahibi kişilerin mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu işlendiğinde daha ağır ceza gerektirir. Kişiye mesleğinden kaynaklı olarak güven duyulur. Bu kişi kendine duyulan güveni kötüye kullanarak dolandırıcılık suçunu işleyebilir. Böyle durum oluştuğunda mahkeme daha ağır ceza verilmesine karar verir. Yargıtay kararları ile galericiler, emlakçılar, serbest muhasebeciler, boyacılar, nakliyeciler, serbest mali müşavirler, sigortacılar, trafik takipçileri, oto galericiler ve meslekten menedilmiş avukatlar bu meslekler arasında sayılmazlar.
TCK 158/1-j banka ya da diğer kredi kurumlarınca açılmaması, tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi: Bu maddede suçun niteliği manevi olarak kabul edilir. Yapılan dolandırıcılık suçu ile banka ya da kredi kurumu zarara uğratılmış olur.
158/1-k sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçunun işlenmesi: Suçun manevi niteliği burada vurgulanır. Kişi yaptığı hile ve aldatma ile sigortayı zarara uğratmakta ve almaması gereken parayı almaktadır. Sanığın sigorta bedelini almak için önceden yaptığı bütün işlem ve hareketler suç için bir hazırlık olarak kabul edilir.
158/1-l kişinin kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak göstermesi ya da bu kurumlarda çalışanlarla ilişkisi olduğunu söylemesi suretiyle de dolandırıcılık suçu işlenmektedir.
158/1-m kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık: Suçun bu şekilde işlenmesi daha ağır ceza gerektirir. Avukat Halil İbrahim Şentürk ceza davalarında deneyimlidir. Ondan danışmanlık alabilir ve suçun hangi kapsama girdiği konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.
Dolandırılan Kişi Parasını Geri Alabilir mi?
Dolandırılan kişilerin karşılaştıkları en büyük sorunlardan birisi paralarını geri alamama oluyor. Suçu işleyen kişi dolandırıcılık yolu ile aldıkları parayı gizler. Aynı zamanda dolandırıcılıkla elde edilen para hızla harcanır ve telafi edilmesi mümkün olmayabilir. Böyle sorunlarla karşılaşmak istemeyen kişiler dolandırıldıklarını anladıkları anda hemen suç duyurusunda bulunmalıdır.
Mağdurun yapacağı dolandırıcılık suçu ihbarı failin Ceza Hukuku içinde yargılanmasını sağlayacaktır. Suçun işlenmesinin hemen ardından yapacağınız suç duyurusu ile maddi zararınızın telafi edilmesini isteyebilirsiniz. Suçun ispat edilmesi ve failin suçlu bulunması halinde zararınızı karşılaması gerekecektir. Avukat Halil İbrahim Şentürk dolandırıcılık davalarında deneyimli bir avukattır. Dolandırıcılık suçu ile suçlanan kişileri ya da bu suçun mağdurlarını başarıyla temsil eder. Dolandırıcılık suçu ile ilgili davalarınızda avukattan danışmanlık alabilirsiniz. Ayrıca davalarınızda sizi temsil etmesini ve hukuki haklarınızı korumasını sağlayabilirsiniz.






